Monthly Archives: Nisan 2014

MARSİLYA KOKAN KADINLAR

tree-264449_960_720

Odamın camından yeşil yapraklarıyla odama dolması gereken ağacın dalları çıplak. Hava hayvan gibi sıcak. Ve biraz loş. Dışarda iki zombi ağacın altında yuvarlanıyorlar. O kadar uykusuzum ki, neyin daha ölü olduğuna karar vermek, benim için oldukça zor oluyor. Benim gibi birisi için buz mavisiyle saks mavisini ayırt etmek bile her zaman zor olmuştur üstelik.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

İNTİHAR SÜSÜ

güneş

Güneş ölür şimdi. Yani ölmek… Eski bilinmez alın yazısı bir kovboyun.
Sevişmemek iğrenç bir gökyüzü uyandırır çünkü ayak bileklerinde
ve avuç içleri hâlâ terlidir. Tersyüz edilmiş bir turuncunun bilmecesi
kim bilir kaç gün daha yeşerir o ıslak kirpiklerinde.
Yanmaz hiçbir ışık o saatlerde. Çünkü melek çoktan elemlidir.
Avuçları hâlâ terli, demir atsa ne olur yalnızlığa
yakamozların soğuk denizlere kavuştuğu o sakin gecelerde…
Uzayan gölgeler, küçük bilinçlerin, uzak ruhlarını
Kibritçi çocuğun midesinde yalnızlığı büyütüşünü gördüm.
Ben gördüm. Bu gözlerimle gördüm.
Taşralı bir afacanın rüyasında gördüm.
Daha kötüsü ne olabilir

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Şiir

müstakil acılar

işler iyiden iyiye sarpa sarmaya başlamıştı. bunu sehpadaki silaha ve. ve yanında duran o soğuk mermiye. soğuk soğuk bakarken daha iyi anlıyordum. ya o ölecekti. ya da. ya da ben. her ikisi de. yani her ikisi de birbirinden daha çok acı verici bir sondu. sondu. evet. bu bir sondu. bir ilişkinin ve bir hayatın sonuydu. ama bunu yapmak zorunda olmamızsa. en korkuncuydu. bundan kaçışımızsa asla yoktu.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı, Şiir

BAY KENDİNİ BİLMEZ

26201_330480008422_3680067_n
Sen bayan çok dudaklı
Ben bay seni öpmekle meşgul
Saçlarını okşuyorum bayan turuncu saçlının
Yatakta öpüşüyoruz vahşi ve istekli
Ne tesadüf kısa etek giymişsin
Bacakların çok güzel

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Şiir