Monthly Archives: Ağustos 2014

where dead angels lie

O eski kalın kitabın sayfalarını hızlıca çeviriyordu. Ortalarına yaklaştığında aradığı şeyi bulduğunu, hatta yanlışlıkla geçtiğini hissetmiş olacak ki birkaç sayfa geriye döndü. Kitabın ortasına, sayfaların yalnızlığına gizlediği o siyah beyaz resme uzunca baktı. Sevdiği kadının hafifçe sararmaya başlamış fotoğrafıydı. İşaret parmağının ucuyla nazikçe yüzünü okşadı. Büyük bir hasretle okşadı. Çok özlemiş olmalıydı. İçi kıpırdadı. Neden sonra ağlayıp tanrıya yalvardı. İnanmazdı pek oysa. Kiliseye bedava yiyecek için giderdi.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

BEYAZ KADIN

Beyaz bir kadını dün bıçak sesine sapladılar
Rüzgâr yine uğultuydu, uğultuluydu, uğultu
Ses tellerimi zorladığımı kanıtlayamadılar
Deliller hep yetersiz bulundu
Yağmurlu bir geceydi çünkü hiç aramadılar
Yağmurdu, yağmurluydu, yağmurlu
Hayat bir uğultuydu, hiç anlamadılar
Yıldızlar hep tepede duruyordu

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Şiir

ÇOCUK MAVİSİ

Durup dünyaya küçük bir “merhaba tatlım” diyecek vaktim olmuştu uzun bir süre sonra. Ben de ona güzel bir küfür ettim, oturaklı. Sanırım sevecen laflar etmek benim karakterime yakışan bir şey değil. İnsanları pek yanıltan (sürpriz) bir tip de değilim. “offffffff o zaman siktirin gidin pezevenkler, size yazı yazmakla mı uğraşcam lan!” demek daha çok işime geliyor tabi. Ama yine de yazma isteğime yenik düşmüş durumdayım. Uzun uzun cümleler kurmak hoşuma gidiyor elbette.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

KARAKUTU

Lokomotif dolusu acılar çekiyorum. Güzel yüzlü asular dönüp bakıyorlar ve halime gülüyorlar şımarıkça. Ağlayışım kırık bir gülümseyiş tadında. Gökyüzü de gri tadında. Acılar pek tat vermiyor artık. Yine de tadı hâlâ damağımda. Son iki yüz metreye girilirken depar atacakmışım. Sor bakalım nefesim kalmış mı? ya da sorma. Cevabı önemsemeyeceksin ne de olsa.

Cevap nedir ki?

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme