walking in past infinities

IMG_20170826_111325

korkuyla uyandım
‘seni seviyorum’ diye
sayıklayarak
uyandım şiddetle
yetmedi adını dudaklarıma aldım
ve küçük bir çocuğun oyuncağıyla oynadığı gibi
adınla oynadım
-güzelliğine uyandım-

dayanamadım sonra beyaz bir gülü feda ettim gözlerine
saksıları suladım
balığımın suyunu değiştirdim
yosun tutmuştu bileklerim
tuttum yosunları kazıdım

insanlıkla tanrılık arasındaki o belirsiz noktada
başımı başına yasladım

sıcacık yatağımıza girdim
masallar okudum
masallarda vadedilen hayatlar yaşadım
seni yaşadım
-sonsuza kadar mutlu bitenlerden-

gökten üç elma düşermiş ya
üçünü de yakaladım sana verdim
biri kırmızıydı biri yeşil biri daha yeşil
-sen gittin en yeşilinden başladın-

yine yetmedi
sen ayaklarını sokasın diye denizler yarattım
gece koyu griydi.. onu da sabırla maviye boyadım
çılgınlar gibi dans ettim hayalle gerçek arasındaki çizgide
mucizelerle
kendimle

güneş başını alıp gitmişti çoktan
iki dize vardı dilimde:
biri gece kadar ıslak ve yağmurluydu
birinin karanfilleri hâlâ üstünde

unutmadım o iki dizeyi yine de unutamadım.
belki yazarım dedim belki de yazmam.
ama aslına bakarsanız yazmam. onlar da bana kalsın.
kalmalı çünkü dilimde. orda bir yerde.

koyu ve gölgeli gözlerinde
küçük ağzında belki
kanatları yok ama
melek! gel beni kurtar

çünkü uyandım geceye
senin hayalinle

(porsuk dergi 4. sayı / ağustos 2017)

uğur ergün

Yorum bırakın

Filed under Şiir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s