Monthly Archives: Nisan 2016

gece gözlerimden içeri

çok önceden yazdığım şiirlere bakıyordum. çöpleri çamurları ve çok değerli taşları görüyordum. mücevherler vardı aralarında. sonra çamurlardan birine gözüm takıldı. ulan hem çok güzel şiirdi hem de değildi. bir kere daha okuyunca küçük iskender havası sezdim kendisinde. sonra dedim neden bu hava var. sanırım o dönem onu çok okuyup bilinç altımda ister istemez onun gibi dizeler yaratmışım. sonra dedim ki bir şiiri küçük iskender şiiri yapan unsurlar nedir.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme, Şiir

peki neden böyle?

mutluluk sıkıcıdır. kimseye şöyle mutluyum, aman allahım böyle mutluyum, mutluluktan ölüyorum resmen bulutların üstünde uçuyorum diye anlatamayız. peki bu neden böyle?

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

BAŞLANGIÇ

Geceydi
Kalbimin inkisarlı karanlık sokaklarında dolaşıyordum
Dar ve ıssız yollardan geçerken
bir güzel aldı gözlerimi
gözlerine aldı gözlerimi
Minik ve kırılgan yüreğimi
avcunun iç coğrafyalarına alıp
nazikçe okşadı sevdi

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Şiir

bir buluta sarılmak

karanlığında boğuluyorum. gecenin mezarlıklarında kayboluyorum. kan akıyor bütün yazdıklarımdan. hüzünler hüzün olup dudaklarımdan fışkırıyor. hüzünler hüzün olup geceye karışıyor. gecenin pisliğine. gecenin körlüğüne. buğday tarlasında geziniyorum. belki yüz binlerce buğday dip dibe yaşıyor. hepsi de birbirinin aynısı. başlarını okşuyorum. bu sırada buğday saplarından ok yapıp tanrıya atmayı düşünüyorum. tanrıyı kalbinden vurmayı. tanrıyı buğday dolu bu tarlaya defnetmeyi… fakat neye yarar bu. neye yarar öldürmek tanrıyı nevrotik bir acı uğruna. hüzünler hüzün olup fışkırıyor dudaklarımdan. acı. tarif edilemez.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

2 Nisan 2016 · 19:39