YİRMİ BEŞ

Screenshot-2017-10-13 Instagram fotoğrafı Uğur Ergün • 29 Mayıs 2015, 06 43 • Instagram

Geçtiğimiz günlerde 25 yaşıma girdim. Fakat önceki yaşlarımdaki gibi bir heyecan her nedense yoktu içimde. Dönüp aynaya baktım. Gözlerindeki fer kaybolmuş dedi ayna. Bir hayli zayıfladın son günlerde diye devam etti sözlerine. Herkes böyle diyor kaç gündür dedim aynaya, tartıya çıktım, ayna ve diğer herkes haklıydı. Sağlığım her geçen gün bozuluyor sanki dedim boş duvara. Benim de her geçen gün boyam dökülüyor, yaşlandık be azizim dedi. Başımla duvarı onayladım. Sanırım güney cephesine baktığı için biraz sıkılgan bir duvardı hemen konuyu değiştirip derslerimin durumunu sordu. Yanıtsız bıraktım. Alelacele giyinip kendimi sokağa attım. Mayısın ortasında böyle kasvetli hava da nerden çıkmıştı, hafif üşüyordum, ürperen tenim de bu gerçeği doğrulayıcı nitelikteydi.

Düşünceler aklımdan hızla geçiyordu. Aslına bakılırsa pek çoğu mantıksızcaydı. Arabalar önümden yanımdan her yerimden geçip korna çalıyordu. Bu korna çalma huyu daha mantıksızcaydı. Onlara aldırış etmeden karşıdan karşıya geçtim. Sanırım hiçbirinin bana çarpmamış olmasında saklıydı benim trajedim. Hala ölmemiş olmakta, hala boşlukta durmakta.

Kaybolmuş bir turist gördüm az ötede. Beni görünce dilini bilip bilmediğimi sordu. Başımı salladım. Aynaca ve Duvarca bildiğim kadar Turistçeye de hakimim açıkçası. Bana sorduğu yolun tam tersini tarif ettim. Yolunu en fazla nasıl uzatabilirim diye güzelce düşünüp tarif ettim. Cehenneme biraz daha yakındım artık. Durdum Allahım neden canım bu kadar sıkılıyor diye yakındım.

Yine de kıyamadım o turiste, aklımın karışık olduğunu söyleyip yanlış tarif ettiğimi anlattım. Hayatımdaki ve içimdeki boşluktan bahsettim. Aslında benim de kendisi gibi burda bir turist olduğumu, kendimi dünyada kısılıp kalmış bir uzaylı kadar tuhaf hissettiğimi ve gezegenime dönemediğim gibi bir türlü ölemediğimi de söyledim.

İnsanın bir daha asla görmeyeceği bir kişiyle dertleşmesi kadar içini rahatlatan bir şey daha yok.

O da bana içini açtı. Çok güzel bir Türk kızıyla California’da tanışmış. Adı Vuslat’mış. Çok uğraşmış ve sonunda sevgili olmayı başarmış. Bir süre sonra da aynı evde yaşamaya başlamışlar. Uzun süre birlikte yaşamışlar ki buraya kadar her şey çok güzelmiş. İşte aradan aylar geçtikten sonra kızımız, babasının 2. evre kolon kanseri olduğunu öğrenmiş. Doğal olarak da apar topar İstanbul’a dönmüş. Çocuk da peşinden gelmiş ona sürpriz yapacakmış. Belki bu bir nebze moralini düzeltir diyordu. Ona Türkçe güzel birkaç romantik sözü nasıl söyleyeceğini öğrettim tabi bir de kızın babasına geçmiş olsun demeyi. Ardından beraber selfie çekilip vedalaştık. Sahilde tek başıma yürümeye koyuldum.

Saatler sonra gün bir tuval ıslaklığında biterken sahilde yürümeye devam ediyordum. Dizlerimde son enerji de artık kaybolunca çimlere uzanıp yattım. Toprağa karıştım.

(Epizot Portal | 01.12.2018)

Uğur Ergün

1 Yorum

Filed under Öykü, Düzyazı, Deneme

One response to “YİRMİ BEŞ

  1. mert divan

    Eline sağlık hocam…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s