DÜNYEVİ RUHLAR MÜZİKALİ

x

Dünyevi Ruhlar müzikalinde sesinizi görmüş, yüzünüzü duymuştum. Sahi sizdiniz o. İç gıcıklayıcı bir yüzünüz, bakmaya doyulmayan sesiniz vardı. Kelimelerce konuşmuş, hayatlarca dans etmiştik. Portakal kadar sarhoş olmuştuk birlikte ve hayallerce sevişmiştik.

Harfler kadar yalnız, cümleler kadar anlamsızdık. Yine de siz ne güzeldiniz bilseniz. Sonra geçip gittim ben bir yıldız gibi hayattan, siz, siz kederler içinde yaşamaya devam ettiniz. İşte bunu hiç unutmuyorum. Ölümlerce sizi gördüm. Hayatlarca sizi aradım. Siz bir çiçektiniz. Eşi benzeri bulunmayan.

Güzelliğiniz yankılandı kulaklarımda. Sesiniz gözlerimde karşılık buldu. Beni dünyaya tekrardan getiren bunlar değilse ne. O gece kalbinizin her atışını izlemiştim üstelik. Bilirsiniz, her defasında özgürlüğe çarpıyordu. Her atışında hayata layık olabilme sevincini yaşıyordu. Her seferinde beni biraz daha size bağlıyordu.

Şimdi eski hayatımdan ne bir eser ne bir benzerlik var. Bambaşka bir fizik ve bambaşka bir yüz ile karşınızdayım üstelik. Yine de ruhum aynı ruh, bundan emin olabilirsiniz. O gece ile ilgili tüm ayrıntılar hâlâ zihnimde. Aslında size bakışımdan bile beni tanımış olmalısınız. Hatırlayın, başta da anlattığım gibi Dünyevi Ruhlar müzikalinde görmüştüm sizi ilk. Evet eminim sizdiniz o. Üstünden bir hayat geçmesine rağmen, hala içimi okşayan o bakışlarınızı gözlerime nasıl da güzel dikiyorsunuz.

Gelin, benim ben olduğuma ikna olduysanız, şimdi size şöyle bir teklif sunayım. Birlikte intihar edelim ve hayatın karanlığından sıyrılıp aydınlık ruhlar diyarında birlikte bir ölümü yaşayalım. Korkulacak bir şey yok bakın. Anlık büyük bir acı sadece. Sakın ha aklınıza yanlış bir şey de getirmeyin, bana güvenin, oradan sırf sizin için geliyorum. Bu kadarına iznim vardı. Birkaç saat içinde ölecek olan bir gencin vücuduna girmeye ancak izin aldım. Buna da şükür.

Bu gece saat 9 sularında bana bir araba çarpacak, gelin birlikte kalalım o arabanın altında ve birlikte ölelim. Sonsuza dek mutluluk için ölelim. Ne dersiniz? Hemen bir yanıt vermeyin, o saate dek düşünün. Sizi bekleyeceğim.

(Epizot Portal | 24.11.2018)

Uğur Ergün

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s