Bir Tablonun Öyküsü

BS-259__model_2-1000x1000-800x445

Fransız tüccar Francesco del Giocondo, Floransa’da güzeller güzeli Lisa Gherardini’ye ilk görüşte aşık olur. Allem eder kallem eder bu güzelin kalbine girmeyi ve sonrasında da onunla evlenmeyi başarır. Fakat bir dakika, şimdi anlatacağım hikaye bir aşk hikayesi değil.

Takvimler 1503 senesini gösterirken Francesco bey, güzelliğine hayran olduğu karısının tablosunu dönemin ünlü ressamından yapmasını ister ve karşılığında yüksek miktarda para teklif eder. Evet, aslında şimdi size bu tablonun öyküsünü anlatacağım.

Ressam tam 4 sene boyunca bu tabloyla uğraşır. Tablo bittiği gün tüccar gelip döneminin ünlü ressamının tablosuna bakar ve bu tablo benim eşimin güzelliğini zerre yansıtmıyor diyerek tabloyu almayı reddeder.

Leonardo-da-Vinci-1

Tablo ressamın elinde kalınca, o da tabloyu başkalarına satarım nasıl olsa diye düşünür. İlginçtir ki yine dönemin Fransa kralı I. Francois tabloyu çok beğenir ve 13 kilogram altın karşılığında tabloyu satın alıp başucuna asar. Hem kral hem de günümüze kadar gören herkes tablodaki benzersiz perspektife, kusursuz ufuk çizgisine ve tabii ki Lisa Gherardini’nin yüzündeki duru güzelliğin üzerindeki mutluluk ile karışık hüzne hayran kalır. Evet, doğru tahmin ettiniz. Tüccarın beğenmediği bu tablo gelmiş geçmiş en iyi tablo olarak görülen Mona Lisa tablosuydu, Leonardo da Vinci’nin ölümsüz eseri.

bir-doktor-mona-lisa-nin-agzinizi-acik-birakacak-sirlarini-ortaya-doktu-1536310592

Bu hikayenin ardından bir kıssadan hisse vermemek olmaz elbette. Özenle yaptığımız bir iş beğenilmediği takdirde beğenmeyenlerin kim olduğuna, eleştirilerinin haklılık payının olup olmadığına bakarak hareket etmeliyiz. Söz gelimi tüccar beğenmediği için Leonardo tabloyu yırtıp atsaydı bugün Mona Lisa olmayacaktı.

Üstelik tam da bu noktada daha da ilginç bir soru akıllara geliyor. Acaba tüccar resmi beğenip söz verdiği parayı verip satın alsaydı, bu tablo bugüne kadar gelebilecek miydi, en güzel tablo kalabilecek miydi? Bunlar da soru işaretleri. Benim cevabımı merak ederseniz; kral sarayında başucuna asmış olmayacaktı ve tüccarın evinde tablo yeterince değeri bilinmeden hor kullanılarak çocuklara torunlara miras kalacak ve belki de bir depoya kaldırılıp küflenmeye bırakılacaktı.

(Epizot Portal 06.12.2018)

Uğur Ergün

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Sanat

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s