Category Archives: Deneme

intihar & hissizlik

seneler öncesinde bir ara intihar etmeyi düşünüyordum. meyilliydim biraz. ama öyle çok ciddi bir acı çektiğimden değil. beni hayata bağlayan hiçbir şey yoktu. hayatım dışında kaybedeceğim hiçbir şey yoktu. ne mutluydum, ne de mutsuz. hayatımda hiçbir şey yoktu. hiçbir olay olmuyordu. ya da olay olanlar benim ilgimi dikkatimi çekmiyordu. duyguları hissedemez olmuştum. ot gibi yaşıyordum. ne yediğim yemekten bir tat alıyordum, ne oynadığım oyundan bir zevk, ne öptüğüm kızdan bir haz, ne de dinlediğim müzikten bir keyif. hayat anlamsızcaydı. gülen insanları, ağlayan insanları anlamıyordum. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

VEREM

candle-in-the-darkness

Çarmıha gerdiğim hayaller, titreyen yavru kediler ve ceketimin iç cebine bin bir güçlükle tıktığım mutlu bir hayalet. Hadi durma, tüm bu dediklerimi bir kez hayal et.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı, Deneme

ashes of the wake

böğürtlen sigarasının küllerini uyanışımın küllerinin üstüne döküyor. işte böylece bende gelişecek daha hüzünlü daha melankolik bir kişiliğin bir ruhun temellerini böğürtlen hanım atmış oluyor. ve bununla da yetinmiyor. devam ediyor kurgusal oyunlarına. ve belirgin bir halde süregelen bir anomaliden bir iç kanamadan muzdarip olmamı göstermeden sağlıyor.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

CEHENNEMİN DİBİ

Eğer sana anlatılanı değil de gerçeği öğrenmek istiyorsan bu yazıyı okumalısın.

Burada sana gerçekleri söylemeyeceğim; ama gerçekleri nasıl bulabileceğin konusunda sana bazı yöntemlerden bahsedeceğim.

Çünkü insan kendi gerçeğinin farkına varmadan, asla kendi dışındaki gerçekliği algılayamazmış.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

BLACKJACK

Hep bizi mutlu edeceğini düşünüp de peşinde koştuğumuz o türlü türlü şeylerin aslında bizi mutlu edemediklerini sanırım biraz erken fark ettim. Yani bilmem hangi sınavdan üç puan daha fazla almak için ömrümüzü çürüttüğümüz yalan mı? İstemediğimiz kıyafetleri giydiğimiz de mi yalan?

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

hayat, yalnızlık ve bakış açısı üzerine bir deneme ya da kısaca; ışık ve insan

ışık

bir yerde aniden ışık yanınca çok dikkat çekici oluyor. o anda birden oraya dönüp bakıyoruz değil mi? aynı şekilde o ışığın parlaklığı aniden artınca da dönüp bakıyoruz ona. lakin o ışık aynı ışığı saçtığı sürece pek de ilgimizi çekmiyor, dönüp bakmıyoruz bile. hatta o ışığın parlaklığı git gide azalınca da bakmıyoruz. tabii o ışık birden sönerse, işte o zaman bakıyoruz, “haydaaaa neden söndü ki şimdi bu?” diye.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

HÜRMETLER

Sevgili okurum, sana söylemem gereken şeylerden biri de şu ki; insanların gözünde kim olduğundan ya da ne yaptığından daha önemli bir şey varsa o da nasıl göründüğün gerçeğidir. (Diğer bir deyişle kendini nasıl gösterdiğin)

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

varoluş problemi

Bilim adamlarının aşkı enlem boylamlarına ayırma derdiyle üst kat komşumuzun nükleer Tanrı denemeleri arasında görmüştüm seni ilk. Üstünde güzelliğin son yüzyılı vardı. Ceylanlar alıp başını gitmişti çoktan. Kışın ilk günlerine hazırlanırken birkaç ağaç, annem kışlıkları çıkartıp askılara yerleştirmiş, o naif naftalin kokusu kaplamıştı sıcacık evimizi. Karın beyaz örtüsü kaplamıştı şehri, sevgin kaplarken ve kapsarken kalbimi. Sevgilim, oysa yaşanırken tüm bunların hepsi. Bu coğrafyada aşk bir varoluş problemiydi.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

UZAKTA* / UZAKTAN

Özlemenin bir boyutu daha varmış. Gökyüzünün de bir rengi daha. Bunu senden uzakta anladım. Ellerimi alıp gitmek vakti.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Düzyazı, Deneme

YİRMİ BEŞ

Screenshot-2017-10-13 Instagram fotoğrafı Uğur Ergün • 29 Mayıs 2015, 06 43 • Instagram

Geçtiğimiz günlerde 25 yaşıma girdim. Fakat önceki yaşlarımdaki gibi bir heyecan her nedense yoktu içimde. Dönüp aynaya baktım. Gözlerindeki fer kaybolmuş dedi ayna. Bir hayli zayıfladın son günlerde diye devam etti sözlerine. Herkes böyle diyor kaç gündür dedim aynaya, tartıya çıktım, ayna ve diğer herkes haklıydı. Sağlığım her geçen gün bozuluyor sanki dedim boş duvara. Benim de her geçen gün boyam dökülüyor, yaşlandık be azizim dedi. Başımla duvarı onayladım. Sanırım güney cephesine baktığı için biraz sıkılgan bir duvardı hemen konuyu değiştirip derslerimin durumunu sordu. Yanıtsız bıraktım. Alelacele giyinip kendimi sokağa attım. Mayısın ortasında böyle kasvetli hava da nerden çıkmıştı, hafif üşüyordum, ürperen tenim de bu gerçeği doğrulayıcı nitelikteydi.

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Öykü, Düzyazı, Deneme