Category Archives: Öykü

yalnız kuşlar meyhanesi

gece-gokyuzu-neden-karanliktir

saat gece üç buçuktu. her zamanki gibi seni özlemiştim. çünkü ben hep saat gece üç buçukta seni özlerdim. sonra çıktım yatağımdan. senin içinde olmadığın o yatak ben de kendisinden ayrılınca öylesine boş kaldı ki, bunu ben değil, meyhaneye giden kuşlar anlatabilir ancak. (sıradaki meyhane tüm ötüp de kavuşamayan kuşlara gelsin.) Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

Hayali İtalyan Kenti

como gölü

Sen bir kent olsan içinden akıp giden nehre bakardım, dalıp giden bir karabatağın ardından hayallere dalar ve A noktasından B noktasına giden en uzun yolu tercih edip sokaklarını bir bir gezerdim. İnsanlarınla bir bir konuşurdum. Selam verir, sonra da gazete manşetlerine bakardım. Belki bir bankta oturur biraz da okurdum, Başbakan Conte ne demiş, Berlusconi nasıl yorumlamış. Bilirsin işte, siyaset boyuna pislik boyuna. Politikadan bıkardım belki bulmacasına da bir göz gezdirirdim işte, vaktim filan bolsa, hani bunu da tahmin ediyorsundur. Söylemeye gerek var mıydı ki? Bilemedim.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

KURGUSUZ ÖYKÜLER GECESİ

Öykü Gazetesi

Çünkü belki de ruhu şad olur. Doğruya doğru, bu sefer kurgu yok.

6 yaşında şort giyen minik bir delikanlıyken arkadaşlarla yüksek bir yerden atlıyorduk. Son atlayışımda işler ters gitmişti ve dizimin üstüne düşmüştüm. Aksi gibi canım fena yanıyordu. Ama işin ucunda erkekliğe bok sürdürmeyeceğiz ya, mağrur bir savaş gazisi edasıyla bir köşeye oturdum. Fakat baktım çok kanıyor, acı da dinmek yerine iyice artıyor, vakit kaybetmeden eve babaannemin yanına geldim.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Anı, Öykü, Düzyazı

VEREM

candle-in-the-darkness

Çarmıha gerdiğim hayaller, titreyen yavru kediler ve ceketimin iç cebine bin bir güçlükle tıktığım mutlu bir hayalet. Hadi durma, tüm bu dediklerimi bir kez hayal et.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı, Deneme

BENİM HER ŞEYİ BERBAT EDEBİLME YETENEĞİM VAR

Vişne’yle oturmuş televizyon izliyorduk. Hayır, göz atıyorduk diyelim. Hatta göz bile atmıyorduk ki. MTV açıktı. Aptal saptal launch müzikler beynimizi boşaltıyordu. Hiçbir anlamı olmayan klipler? Zaten izlemiyorduk. Hatta göz bile atmıyorduk, hatırlatırım. Vişne, kahve ister misin diye sordu. Ona hayır diyemedim. Ona hayır diyememek benim ciddi bir problemimdi. O da bunun farkındaydı. Ama bunu kendi yararına kullanmıyordu. İyi biriydi. Onu seviyordum.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

dünyacım

dünyacım

Güneş olduğuna aldanma, hava bumbuzzz. İçim üşüyor yahu. Kulağımda kulaklıklar, Vega’dan Dünyacım çalıyor. ‘Kötüsün sen, sen be dünyacım’ diyor. Anlıyorsun ya, tam senin cümlelerinle söylüyor şarkıyı.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

DÜNYEVİ RUHLAR MÜZİKALİ

x

Dünyevi Ruhlar müzikalinde sesinizi görmüş, yüzünüzü duymuştum. Sahi sizdiniz o. İç gıcıklayıcı bir yüzünüz, bakmaya doyulmayan sesiniz vardı. Kelimelerce konuşmuş, hayatlarca dans etmiştik. Portakal kadar sarhoş olmuştuk birlikte ve hayallerce sevişmiştik.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

SAM YELİ

Yağmurlu bir temmuz sabahı ve saçlarımın arasından kayıp giden bi sam yeli. Bugün hiçliğe uyandım.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

LITTLE PIGGY

Öykü Gazetesi

Küçük domuzcuk baktı kaldı suratıma. Annesi vefat etmişti. Kafasını okşayıp şefkatle sevdim onu. Kaybedilmiş yıllarımın çocuksu sevgisi.

Burnunda biraz çamur vardı. Çamurda biraz ben vardım. Kısacası umrumda değildi kirlenmek. En güzel elbiselerimle domuzcuğa sarıldım. Sonra ağaçlar vardı meyveler veren. Gölgeler içinde bir domuzcuk bir ben. Hepsi turuncuydu. Her şey. Herkes. Neşeli bulutlar ve özgürlük vadeden bir gökyüzü. Domuzcuğa parmağımla gökyüzünü işaret ettim. Sadece aptallar parmağın ucuna bakardı. Domuzcuk ise zekiydi. Ve annesinin gökyüzünde olduğunu hemen anladı o da. Beni kalkmam için zorladı. Kalkınca da eski püskü boş bir binaya ağır ağır götürdü. Biraz tereddüt etmeme rağmen onu takip edip içeri girdim.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı

adımız aşk

adımız aşk

şu an ne kadar güzel olduğunu bilemezsin. sevgilim. duştan yeni çıkmışsın. saçların ıslak. yüzün biraz nemli. gözlerine bakıyorum. bir şey söyleyeceğim ama bu sırada kirpiklerinden süzülen bir su damlası önce yanağını sonra da dudaklarını aşıyor ve giderek hızlanarak boynunu geçiyor. sonra göğüslerine gelip orada duraklıyor. gözlerimle o su damlasını izliyorum. ardından gözlerinin en içine bakıp seni izliyorum.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Öykü, Düzyazı